27 Kasım 2008 Perşembe

Gurbet

Ustam dedi mektup var memleketinden
Koşup aldım avuçlarından.
Zarfına yazılmış hasret sözleri
Yırtmaya kıyamadım el yazısını.
Memleketin adı vardı üstünde
Kokusu sinmişti mürekkebime.
Amma yazmış anam kaç sayfa böyle…
Elleri kınalı gül yüzlü anam
Belikli oğlunu fena özlemiş.
Benimde burnumda tütüyor anam
Bu seferki yazı farklı yazılmış,
Gül yüzlüm bu sefer yazmamış niye?
Herkesten bahsetmiş satırlarında
Bir ondan haber yok acaba niye?
Oysa hep eklerdi pembe bir kağıt
Üstüne çizerdi bir kalp bir çiçek
Bu sefer koymamış acaba niye?
Oysa ki beş yıldır gurbet ellerde
sürünmem sanadır

Yazmadın niye?
Anam anlatıyor bağı bahcayı,
Bu sene kurak geçmiş havayı
Bir senden yazmamış acaba niye?

Ustam bağırıyor
-Hey Memet!
‘’Memleket nasılmış ne diyor millet?’’
Duymamışım bile bağırmasını.
Üç sayfa okudum memleket kokan
Anam şikayetçi sarı öküzden
Her zaman şikayeti bana olurdu
Oğul hasretinden ölürem diye
Bu kez hiç yazmamış dönsen ya diye…
Acaba niye?
Köyde bahsetmedik haber kalmamış.
Muhtarın gelini ikiz doğurdu.
Recebin Alisi askere gitti.
Dursun un İsmail eşekten düştü.
Geçen haftası düğünler oldu.
Gülsüm kaçmış Bacaksızın Ali ye,
Birde Kolsuzların Recep evlenmiş.
Dönmüş ya gelmiş Alamanya dan
Pek bi zengin olmuş dediylerdi ya
Bastırıp parayı evlenmiş diye
Anam pek bi bozuk.
Acaba niye?
Yazmamış ta kiminle evlendi diye.
Acaba niye?

S .Aydin

Hiç yorum yok: